Türkiye Cumhuriyeti

Gümülcine Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Dr. Sadık Ahmet'i Anma Töreni Vesilesiyle Yapılan Konuşma, 24.07.2011

Saygıdeğer Soydaşlarım,


Kıymetli Misafirler,


Değerli Basın Mensupları,


         Bugün aramızdan ayrılışının 16. Yıldönümünde Batı Trakya Türk Azınlığının önde gelen lideri Dr. Sadık Ahmet’i anmak üzere toplanmış bulunuyoruz.


         Dr. Sadık Ahmet, Azınlığın haklı mücadelesinde bir dönem  örnek bir liderlik üstlenmiş;  yaşamını soydaşlarının birlik ve beraberlik anlayışının perçinlenmesine adamış büyük bir dava adamıdır.


Elim bir trafik kazasında yaşamını yitirmiş olmasına rağmen, onun bıraktığı bu miras, peşinden gelen dava arkadaşları tarafından aynı kararlılıkla bugüne kadar üstlenilmiştir.


 80’li ve 90’lı yıllarda Azınlıkta yaşananları rahmetli ile birlikte   bu mücadeleyi sergilemiş olan sabık vekiller Rodoplu ve  Faikoğlu’ndan, Seçilmiş Müftü Şerif’ten ve hatta Sayın Vekil Ahmet Hacıosman’dan pek çok kez dinledim. Onlarla her görüşmemde bana o döneme ait anekdotları hep anlatırlar.   O dönemin zor şartlarını, ziyaret ettiğimiz Azınlık köylerindeki soydaşlarımız da bizzat tarafıma aktarmaktadırlar. Bu tür anma törenlerinin Azınlık hafızasının canlı tutulmasında önemli bir işlev gördüğüne inanıyorum.


Bugün de gerek siyasal düzlemde gerekse sivil toplum düzeyinde  yürütülen çalışmalarda Azınlığın, hakkını yasallık ve meşruiyet çerçevesinde aradığı açıktır.  Azınlık,  kapatılan derneklerini açtırma mücadelesini yürütürken de, müftülerini  seçerken de, siyasi alanda örgütlenirken de,  gazetelerine gelen cezayla mücadele ederken de  hak ve hukuk yolundan asla ayrılmamıştır.  


Kıymetli misafirler, Azınlık bugün 90’lı yıllardan  çok farklı bir konumdadır:  Parlamentoda onları temsil eden vekilleri vardır. Kendi özgün partilerini yaşatmaya çalışmaktadırlar.  Başta Doğu Makedonya-Trakya Bölge Başkanlığı olmak üzere yerel yönetimlerde söz sahibi temsilcileri bulunmaktadır.  Azınlık içerisindeki sivil toplum anlayışı giderek güçlenmektedir. Kadının toplumdaki yeri her geçen gün ön plana gelmektedir. Azınlık tarımda ve hayvancılıkta yeni arayışlara yönelmektedir. Yüksek öğrenim görmüş, bilgili, küresel rekabete hazır yeni bir Azınlık nesli serpilmeye başlamıştır. Azınlığın sesi olmaya çalışan mütevazi,ama etkin bir medya grubu vardır. Tüm bu gelişmeler, Türkiye ile Yunanistan arasında giderek gelişen  işbirliği anlayışı ile bir araya gelince, ileriye iyimser bakmamız için yeterli nedenlerin var olduğunu düşünüyorum.  Bunları söylerken, başta eğitim olmak üzere, Azınlığın kendisini istediği gibi ifade etme, örgütlenme, dini ve hayır müesseselerine uluslararası ve ikili anlaşmalar çerçevesinde sahip olma alanlarındaki  yapısal sorunlarını görmezden gelmiyorum. Ancak  zamanın ruhunun artık bu sorunların aşılmasını zorunlu kıldığını düşünüyorum. Küreselleşen bir dünyada geçmişin saplantılarına takılı kalmanın kimseye bir fayda sağlamayacağına inanıyorum.


Asıl yönelmemiz gereken, bütünüyle Trakya bölgesinde halklar arasında iyi komşuluk ve karşılıklı işbirliği anlayışının güçlenmesine katkıda bulunacak açılımları yapmak olmalıdır.  Turizm, ticaret, ortak yatırımlar bölge halklarını birbirlerine daha da kenetleyecektir. Artık tarihi önyargılardan ve olumsuz düşüncelerden arınma zamanıdır.  Benim burada edindiğim tecrübe, Azınlığın yönetimlerden beklentisinin, kendilerine her alanda daha fazla pozitif ayrımcılık sağlanması olduğu yönündedir.  Bu istek,esasen,  uluslararası hukuka ve AB normlarına da uyumludur.


 Sözlerime burada son verirken, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, merhum Dr. Sadık Ahmet’e Allah’tan rahmet; değerli ailesine sabır ve metanet diliyorum.