Türkiye Cumhuriyeti

Gümülcine Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

24 Kasım Öğretmenler Günü Konuşması, 24.11.2008

Saygıdeğer Konuklar,

24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nin düzenlemiş olduğu bu akşamki etkinlikte sizlerle birlikte olmanın kıvancını yaşıyorum. Bu etkinliği hazırlayan Başkan Sami Toraman Bey’e ve dernek yöneticilerine tebriklerimi sunuyorum.

Kıymetli misafirler,

Öğretmenlik esasen insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Dünyanın her yanında öğretmenler, fedakârlıklarıyla toplumda saygın bir yere sahiptirler. Öğretmen, büyük bir sorumluluğu sırtında taşıyan, özverili, çevreye güven ve inanç veren bir kişidir. Öğretmen bilgili kişiler olmamız için çaba gösterir. Her alanda yeniliği, yenileşmeyi savunur. Beceri ve yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur.

Esasen öğretmenin başta gelen hedefi erdemli ve bilinçli bir toplumun oluşmasına katkıda bulunmaktır. Zira, insan hayatında aileden başlayarak, eğitim, davranışları doğru yönlendirmede, bir başka deyişle iyinin, doğrunun ve güzelin arayışında birinci derecede etkilidir. Öğretmen, ideallerimizin, hedeflerimizin her zaman diri tutulmasını sağlayan sembol bir kişidir. Aynı zamanda günümüzün çağdaş değerlerini oluşturan insan haklarına saygı, hoşgörü, barış içerisinde bir arada yaşama gibi temel ilkeleri özümsememiz, hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr öğretmenlerimiz sayesinde mümkün olabilmektedir.

Saygıdeğer öğretmenler,

Bence hayatta kazanılması gereken en büyük servet, erdem ve bilgeliktir. Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle donatmalı ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz. Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları zorlayarak ve hedefimizi her şartta canlı tutarak başarıya ulaşabiliriz. Bu yöndeki uğraşımızı sabırla sürdürmeliyiz.

Batı Trakya’ya gelince, içinizde emekli olan öğretmenlerimiz bulunmaktadır. Kendilerine bugüne kadarki katkılarından dolayı şükranlarımı sunarım. Şüphesiz bugün bayrağı devralan öğretmenlerimiz aynı inanç ve kararlılıkla misyonlarını sürdürmektedirler. Bununla birlikte eğitim alanındaki açığımız ortadadır. Durumun ne olduğunu benden daha iyi biliyorsunuz. Bu bağlamda, özellikle emekli öğretmenlerimizin, mümkün olabildiği ölçüde bilgi birikimlerini ve tecrübelerini paylaşmayı sürdürmelerinde yarar vardır diye düşünüyorum. Ünlü düşünür Moliere’nin “yalnız yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz” sözü, aslında hepimiz için geçerlidir. Bir başka anlatımla yalnız geçmişin öğreticisi değil, geleceğin kurucusu olarak, bir köşeye çekilmemenizi ve Batı Trakya Türk Azınlığına katkıda bulunnmayı sürdürmenizi diliyorum. Sizlerde bu istek ve heyecan var ise, bunun yöntemini bulmanın zor olmayacağına inanıyorum.

Bu vesileyle bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü şahsım ve mesai arkadaşlarım adına içtenlikle kutlarım.