Türkiye Cumhuriyeti

Gümülcine Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü Konuşması, 10.11.2008

Saygıdeğer konuklar,
Kıymetli mesai arkadaşlarım,

Bugün Cumhuriyetimizin kurucusu Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 70. yıldönümü vesilesiyle Başkonsolosluğumuzda düzenlenen anma törenini gerçekleştirmek için toplanmış bulunuyoruz. Törenin programı saygı duruşuyla başlayıp, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma ve şiirlerle devam edecektir.

Sizleri şimdi bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.

Atatürk tarihteki yerini Anadolu’nun işgaline karşı yaptığı başarılı savunma ile göstermiştir. Bu mücadelede şüphesiz birçok kahraman yer almıştır. Ancak milli mücadeleyi başlattığı 1919 yılından Lozan Barış Anlaşmasının imzalandığı 1923 yılına kadar bu mücadelenin önderliğini yürütmüştür. Onun daha büyük başarısı da ülkemize kısa sürede istikrar ve düzeni getirmesi olmuştur. 1923 yılından sonra başlatılan reform süreciyle Türkiye Cumhuriyeti çağdaşlaşma yolunda önemli bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçmiştir. Cumhuriyet rejimi ise bu dönüşümün başta gelen sembolü olmuştur.

Kıymetli misafirler,

Lozan Anlaşmasından sonra batı ülkeleri ile ilişkiler hızla normalleştirilmiş ve Türkiye bu tercihini bugüne kadar kararlılıkla sürdürmüştür. Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi Türk dış politikasının temelini oluşturmaktadır. AB’ne tam üyelik yolunda önemli bir mesafe kat etmiş olan Türkiye, bugün BM’nin yanı sıra NATO, Avrupa Konseyi, AGİT ve OECD’nin tam üyesi olarak gerek bölgesel düzeyde gerek dünya çapında istikrar ve barışın idamesine ve ekonomik kalkınmaya katkısını sunmaya devam etmektedir.

Bugün geriye dönüp baktığımızda Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürk sayesinde geldiği yer apaçık ortadadır.Tabii bunu yeterli göremeyiz; Atatürk’ün Türk ulusuna emanet ettiği, temel hak ve özgürlüklere saygılı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayalı Cumhuriyetin kazanımlarını daha ileri düzeye çıkarmak için inançla çaba gösteriyoruz.

Değerli misafirler,

Özetle belirtmek gerekirse, Atatürk güçlü bir komutan, zeki bir politikacı, gerçekçi düşünen ve dünya barışına inanan bir devlet a