Türkiye Cumhuriyeti

Gümülcine Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü Konuşması, 10.11.2010

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 72. yıldönümünde kendisini anmak ve onun mirasına olan minnettarlığımızı ifade etmek için burada toplanmış bulunmaktayız.

10 Kasım 1938 Atatürk’ü bedenen aramızdan ebediyete uğurladığımız gündür. Ancak o yıldan sonraki her 10 Kasım, başta kurduğu Cumhuriyet olmak üzere, O’nun meydana getirdiği eserleri korumak ve daha da ileriye götürmek adına bugüne kadar yaptıklarımızı ve bundan sonra yapılması gerekenleri düşünmek için özel bir gündür.

Atatürk; diğer üstün meziyetlerinin yanı sıra birçok bakımdan çağa damgasını vurmuş bir fikir adamı olması hasebiyle de Türk toplumuna yeni bir dinamizm kazandırmıştır. Türk Milleti için her zaman geçerliliğini koruyan çağdaş uygarlık düzeyine çıkmayı bir amaç olarak belirlemiştir.

”En büyük emelim, milli irfanı yükseltmektir” diyen Büyük Atatürk, çağdaş bir toplum yaratmada en önemli unsurlardan biri olarak eğitimi görmüştür. “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, ünlü, yüce bir toplum halinde yaşatır ya da tutsaklığa ve yoksulluğa sürükler” sözüyle eğitimin milletin saygınlığı ve kalkınmasında oynadığı rolün önemini vurgulamış, fikri hür, vicdanı hür nesillerin Türk Milletini yücelteceğine olan inancını dile getirmiştir.

Atatürk'ün en büyük ideallerinden birisi de milletler arasında kardeşçe bir insanlık hayatı meydana getirmekti. "İnsan, mensup olduğu milletin varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar, bütün dünya uluslarının huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin mutluluğuna ne kadar kıymet veriyorsa, bütün dünya uluslarının mutluluğuna hizmet etmeye elinden geldiği kadar çalışmalıdır.” sözleri ona aittir. Onun "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözü barış idealinin simgesi hâline gelmiştir.

10 Kasımlar, artık O’nun aramızdan ayrılışını anma günü olmanın yanı sıra, bize bıraktığı eserlerin zenginleştirilmesine ve yeni nesillere daha iyi anlatılmasına vesile olmaktadır. 10 Kasımların, Atatürk’ün 57 yıllık hayatını, mücadelesini, ulusumuza ve uluslararası topluma kazandırdıklarını ve kazandırmak istediklerini doğru anlamak bakımından önemi büyüktür.